New Page 1
Anasayfa Üye Kayıt Kopuz & Balta Saz Referanslarımız Imalat Müzik Eğitim & Kurslarımız İletişim

Kullanıcı Girişi

  Kullanıcı Adı
 
  Şifre
 
 
 
Kopuz & Balta Saz
 Kopuz & Balta Saz
 

On yili askin bir süredir yapmakta olduumuz kopuz ve balta sazin yekpare bir dut agacindan oymak suretiyle elde ettigimiz teknelerden yapmaktayiz.

Kopuz
 I
lk Kopuz Çeitleri:

Çin kayna ile bir <<Uygur Efsanesi>> kopuzun balca iki tipini istintaç ettirmilerdir :
1) P'i-p'a ile bir tutulmas gereken tip ki: bunda gövde ile sap taraf yekparedir; dtan görünüü imdiki armudi fasl kemançemizin pek irisi biçimindedir. Sol elin kavrad sapn yüzünde perde destecikleri dizilidir. Ud'unen eski resimleri de bu tertipte olduunu az üstteki madalyonlarda gördük. Gövde yüzü deri kaplyd.

2) Tanbur tipli, yani yekpare aaçtan olmayan kopuz çeitidir. Yarm armudi çanana, at kl tellerinin mümkün uzunluuna uygun boydaki alete ayr bir sap takldr. Moollarn elinde asrmza kadar yaad belirtilen bu çeitin 2çanak aznda alt taraftan ylan derisi gerilidir. Sopa bitiik tahtadan gövde yüzü ortasnda delik vardr. Saz dört telli olmakla beraber, sapta perde destecikleri yoktur. Ahmetolu ükrullah'n Anadolu'da <<rebab>> adyla tarif ve resmini naklettii ve Yunus Emre'nin kopuz ile bir saydn göreceimiz mzrapl saz açkça ite bu ikinci tipin bizdeki devamyd.

Ksaca, 1 numaral tipten ud, lauta ve emsali türemesine karlk, 2 numaralsnda tanbur küçüklerinin atasn görmek hiç de yan1 olmayacaktr. Ortaça için meneler hep kopuz çeitleridir. Kopuz, eski tanbura tipiyle, Altay Türklerinde ve Kafkasya'da hala yaamaktadr ; göreceiz.

3) Bu merhale Ikl ( =oklu) kopuzdur, konumuzun dndandr.

Kagarl Mahmut, Kopuz, ikeme, Buçi adlaryla çann üç çeitinden söz açarak, karlama tefrik gözetmeksizin Arapça ud, mezher ve barbat muadillerini koymutur. Ne yazk ki farklarn iyice anlatmamtr. (Orta Asya ' da sapl mzrap sazlarndan elverili olanlarn srasnda yay sürtmesiyle de çalndn, Asya folklorunda srf yayl Kopuzlarn hala ayrca yaadn geçen kitapta yazmtk). Üst üç çeitten hiç deilse birinin yayl olmuluu tahminini tekrar edeceiz : kanaatmca <<Ikama>> ile <<Ikl>> ayn eydi. Buçi kopuz dedii bence yekpare iri gövdeli ve gür sesli olandr. Sadece Kopuz adlsnn tarifi udur :

<<Al-ud ellezt yadrib-ü bih>> ; ite bunun geçme uzunca sapl, yani tanbura tipli olmas gerekiyor. Divandaki Kopuz adn <<kubuz>> okuyanlar bence yanlmlardr. Kubuz gibi söyleyi bozukluklar Anadolu' da türemi olabilir.

Kobuz- Karaim Türkçesinde : bir çeit <<kl>> kemençesi.
Kobuz- Krgz ve Kara Krgzlarda : Krgz kemençesi (Ikl tipi)
Kobuz- Tarançi: demirden az tanburas, Maultrommel [Rd. II. 662 ].
Koms- [Altay, Teleut, or, Saray, Koybal, Kaç, Küer ve Baraba Türklerinde] umumiyetle çalg.
Kobus- [Uygur ] Musiki aleti. Uygur-Çin lugatinde sayfa 61 a <<Kobuur>> eklinde kaydedilmitir.
Kovuz- [Kazakça ] Divayev s. 4.
Kavuz- [Ôzbekçe] Fitrat, s. 43.
Kopuz- [ Çaatay ] Saz, keman (ehy Süleyman, S. 231 ).
Koboz- ki telli, trnakla veya at klndan yaplm yayla çalnan alet [Vambery, Das Türkenvolk, Leipzig 1885, S. 192 ].
Kubuz- Mininski bizden bu imla ile duydu ve yazd.
Yurttan dil derlemeleri srasnda Kopuz, Kubuz, Kovoz (Kovuz), Kopur , Koz, Kuvuz (Kovuz ) , Kous, Kouz gibi <<kopuz>> ile yalnz dtan andran ve saz, çalg ile hiç bir iliii belirtilmeyen baz kelimelerin devirildii dorudur; bunlarn anlamlar tebih ve mecaz ihtimaliyle bile kopuz sazndan uzak dümektedir. Uygurca'daki mesela biz
<<Kou>> kelimesi mücevvef, nale, kouk, kovuk anlamlaryla kopuzu düündürdüü halde, bizdeki sonuncular çok uzak düüyorlar. Kalann etimolog düünür.

Muskici anlamyla bir Komç nispeti Radloff'ta göze çarpyor (Rd. ; Altay, Teleut) Fazla yaygn olmamasna ramen Kopuzcu'dan bozulmalnda hiç üphe yoktur. O kadar üphe yoktur ki: Radloff'un Krm Türkçesinden ald ve musikici anlaml bir Kulan nispetinin de <<komç>> ile dtan alakaszl ayn derecede muhakkaktr.

Çin telaffuzu içinde klk deitirmi görünen Kongkau (Kungçkayu veya Kong-hesu) kelimesinin bu d üçüzlüüne ramen anlamca bir çeit saz ve kopuz, daha dorusu Kopuz çeiti demek olduunu maddesinde (ba taraflarda) görmütük (Pelliot: Kum-Kou; Çinli Vang-yen-tö'nün yazl müahedesinden ve Çincedir).

<<Kopuz saz>> veya <<Kopuz tanburas>> denildii hiç bir eski metinde görülmemitir. Kopuz çalgs denilmesi de ayn ekilde bir fazlalk olurdu. Kopuzun çalgl kendi adnda meknuzdur.

Kopuz- Kitabmz zaten bu konuya dair bulunduu için, u madde ye metinde tasarruf frsatn bulamadmz üç be özellii almakla yetiniyoruz.

Prensip itibariyle Kopuz ad belli bal alfabelerce batya doru emniyetle yazya alnabilmitir. Türkçe d dillerde de hemen aynen yazlp söylenebilmilii kelimenin çetrefil bir bünye tamaml ve nadir fonemlerden sesce uzak kalml sayesindedir. Türk diyeleklerinde bilakis söyleni çetrefilliine uramas, harekesiz Arab harflerinin serbest imlalara yol açtrmas, sonra da bunlarn yanl okunmas yüzünden vukua geldi denilebilir. Yalnz Kopuz, Kupuz, Kubuz üçüzlüü halk dilinin eseri oldu. Bu adn muhtelif yetkili lügatlerdeki imla ve ülkeleri u suretle özetlenebilmitir:

Kobuz- [Kara Krgz, Krgz, Taranç, ark Türk, Karaim ve Krm Türklerinde].
ARK TÜRK.- Musiki aleti (Rd. lug. IJ .662) ; armut biçimli bir çeit tanbura ki tek tellidir [M. Pavet de Courteille, Paris 1 870, s. 422 ]. mlas yine Kobuz'dur.

Yurtta Kopuzdan Son z Ve Hatralar

Büsbütün tarihe karm sanlan öylesine eski baz muski unsurlarmz var ki, yurdun tek tük köelerinde, mesela kenar bir ilin kabna çekilmi iki üç köyünde bunlardan her hangi bir hayat iziyle tesadüfen karlarsak aralm m, sevinelim mi bilemiyoruz. Kopuz ve Ozan'la karlamalar ayni cümleden oluyor. On yl önce Türk Folklor Aratrmalar dergisinin ikinci saysnda (eylül 1949) çkan ksa bir yazm ile u makaleyi karlatracak olan bulunursa konuya on ylda fazla bir bulu katamadm görür; fakat, aranmakta devam edilirse yeni bilgiler bulunabileceini de inkar edemez. Çünkü, bir iki madde edine bilerek imdi ara1ara kattk, bahsi güvençle beslettik.

Kopuz adnn evvelce yalnz be on köy isminde damgal kaldn sanmtk. O yerlerde bu sazla ilgili aratrmalar yaplmas gerektiini düünmütük. Mesela Zanalardan sonraki Erzurum yolunda Bayburt 'tan üç saatlik uzaklkta o kazaya bal Kopuz Köyü bulunduunu 1928 folklor gezimizde örendik; fakat, halknn kopuz çalmadn uzaktan soruturup anladk! Her halde <<Saz>> çalyorlard ve ite bunun eski ad kopuz olaca açkt. (Karlatr : Abdülkadir [nan], Birinci lmi Seyahate dair Rapor , H.B. D., stanbul 1930) ; Gümühane'nin Torul kazasnda Kopus Köyü; Urfa'nn Suruç kazasnda Kopuz Köyü; Diyarbakr'n Silvan kazasnda Kopusu Köyü,. Bayazt'n Elekirt kazasnda Kopuz süfla ve Kopuz Ülya adli iki ayr köy; ve daha bilmediklerimiz...

Tokat'n Readiye kazasndan bir köyde bir balama çeitinin ora yerlisince ad Kopuz olduu, irice gövdesine nispetle sapnn ksal merkezde duyulmutu. Tahkikine imkan bulamamlar. Tarif düündürücü kald için ihtiyarlarndan mesele soruturulmaya yine de deer. Son hatralar toplanmaldr .

Türk Dil Kurumu açldktan sonra anketle derlenen kelime filerinin incelenmesi, çalg adlar olarak kopuzla ilgili notlarn doumuzdaki toponomik izlere inhisar etmediini meydana çkard (1938): Kopuz, Kupuz, Gubuz gibi andrl baz kelimeleri tarife çalan bir takm filer <<çalglarla hiç bir iliii bulunmayan, belki mecaz yoluyla yaamakta olan>> anlamlar belirtmi görünmektedirler. Nitekim Konya ve havalisinde çok gürültülü ve ukalaca konuan, övünmek üzere durmadan ötenlere <<Gubuz; Kubuz>> derler, deniliyor.

Derlenen maddelerden bazlar da açkça çalg adlaryd :

Klkobuz,- Kemençe. (Karaçay <<Tokat>>). Bu aletin mahiyetini yerinden çok sonra tahkik edebildik, Geçen Ikl kitabmzn sözlüünde maddesine baknz.
Kobuz.- Köylüce: el mzkas (?), (Karaçay <<Tokat>>, 1933 derlemelerinden).
Kopuz,- Evvelce Türklerin kulland bir saz ki kelimenin bu anlamn bir ksm halk bilir, (O tarihte 65 yanda olan, çiftçi, okur yazar ve yerli bir erkekten derlenmi, 1933 ; Ordu-Ulubey), Saz, çalg: bir ksm halkça (Alucra, Giresun), Saz anlamna (Bolu), Herkesçe: bir nevi saz (ebinkarahisar <<Giresun>>). Demek ki Karadenizlilerce de kullanlrd, nitekim oralarda Ikl ad1 köyler de vardr,
Kubuz.- Bir çeit saz çalgs (Konya; Isparta). Az yukardaki mecaz manaya da baknz; kelime ayndr.

ebinkarahisar'da Kopuz'u herkesin bir saz çeidi adyla bildiini az üstte gördük, ebinkarahisar ilçesindeki Ozanl Köyü ad onu besletici bir damgadr , ebinkarahisar'n kültür ve folklor tarihi hakknda basl kitapta (ki bundan o bölge oyunlar için Yurt Oyunlar Katalou kitabmzda bahsettik, çkacaktr) yörenin <<Yüzük oyunu>> etraflca anlatlrken bir sürü manzum türküleri srasnda dokuzuncu sefer adna u mani kopuzu anarak geçiyor :

Ormanda çoktur domuz
Oyunumuz oldu dokuz
Arkadalar çaln kopuz
Hey zalm nenni,
Nenni de nenn!

Beyitlerin söyleniinde herkes az ve eliyle balama, davul zurna
taklidiyle güya çalg çalar.
 

Kaynak:
Mahmut R. Gazimihal
Ülkelerde Kopuz ve Tezeneli Sazlar



 II
Türklerde «Kopuz» Denen Sazlar

«KOPUZ» Sözü Hakknda


Biz burada, kopuz sözünün etimolojisi ve kökleri üzerin de durmayacaz. Ancak kopuzun, «ku’ur» gibi Moolca deyimler ile bir ilgisinin bulunmadn da, pein olarak söyleyelim. Çünkü Türkçe yaynlarmzn bazlarnda, buna benzer görüler ileri sürülmütür. Bu çalgnn ad, çeitli Türk azlarnda, «kobuz, kobus, kobz - kobs, komuz - komus, komz - koms» deyileriyle söylenmitir. Katanov‘a göre Bakir Türkleri bu saza «kubç» Yakut Türkleri ise, «homus» diyorlard. Bunlar, az deiiklikleridir. Bunlar uzun uzun yazmak, Türk kültür tarihi aratrmalarna, fazla bir kazanç kazandrmaz. Altaylarn kuzey-dousunda yaayan, d kültür tesirlerine oldukça kapal bulunan Tuba, Tuva veya Soyot’larn ise, «hobuzum» adl bir saz vardr. Bu deyimin kökü bellidir. Ancak eki üzerinde durmayacaz. Grum - Grjimaylo’ya göre bu bir telli saz deil; dört kadar delii bulunan bir çoban kaval idi. Bunun üzerinde, kavallar ile ilgili bölümümüzde durduk. Çuva Türkçesine ise, Kazan a tndan, «kubes, kübes» söylenii ile geçmitir .

Kopuz çalmak manasna da, «kopsamak, kobzad, kobzald» gibi fiiller türemitir. Bunlar üzerinde de, kopuz çalma ile ilgili bölümümüzde, az sonra duracaz. Aza konarak çalnan çatall demir parçalarna, hatta armonika ile akordiyona bile komuz kopuz denmitir.

2
Kopuz, saz m; yoksa kemençe mi?
Kemençe, Krgz, Altay ve Kuzey Türkleri gibi d tesirlere az açk olan bölgelerde, kopuz sözünü karlayan ger çek bir alet idi. Bölümlerimizin sonlarna koyduumuz resimlerde, bu anlaya uyarak seçimlerimizi kark olarak yaptk. Bunun içindir ki kopuz bölümümüzün sonunda da ilkel kemençe ile saz resimlerini bulabileceksiniz. Çünkü bu çalglar çalan Türkler, kemençelerine de kopuz diyorlard.

Radlof’a göre kopuz, Krgz ve Güney Rusyada ki Karayim Türklerinde, kemençe anlay ile söyleniyordu. Dou Türkistan‘da ise, telli sazlarn hepsine, kopuz deniyor du: (Radlof, Wb., 2, 662). Bizce bu snr, amak gerekmektedir. Kopuzlarn çeitleri üzerinde, az sonra duracaz. Ancak Abdulkadir nan hocamzn da söyledikleri gibi, Kirgiz Türklerinde Manas destann söyleyen Manasçlar ile türkü veya destandan baz epizodlar, söyleyen rçlar, iki telli kemençeye, hem komus ve hem de kyak, yani kemençe diyorlar d.

Eski Türklerin, «kopuz» üzerindeki açklamalar:
1. Kagarl Mahmud, gerçi Bat Türk ‘kültür çevresinin bir kayna deildir. Ancak bu çada Dou ve Bat Türk kültür çevreleri, henüz birbirinden kesin olarak ayrlmamlard. Ayrca Ouz1ar, Bat Türklerinin atalardrlar. 11. yüzyla ait bu ana kaynamz, kobuz sözünü arapça «ud» karl ile yorumluyordu. Brockelmann da hakl olarak bunu almanca «Laute» sözü ile yorumluyordu. Kagarl Mahmud, kobuz sözünü, «kutuz, kmz» gibi deyimlerin yannda andndan, bunun «kubuz» diye de okunabilecei düünülebilir.

«Buç kobuz» ise ayn kaynakta, «inleyen (?) udlar dan bir ud. Bu kaz gösü (barbat) ad verilen sazlardan bir sazdr», diye yorumlanyordu. Bunu inleyen
olarak deil de; «çnlayan» diye yorumlarsak, daha doru hareket etmi oluruz. Nitekim Brockelmann bunu, wohl klingen de Laute, diye yorumluyordu:

«Amma (kopuz) aygr gibi kiner bir sazdr» açklamasn, Evliya Çelebi getiriyordu. Bu da, Brockelmann’n yorumunu güçlendiren bir belgedir. Barbat adl saz üzerinde, az sonra duracaz.

2. Msr Türk sultanl, Türk kültür çevresinden Abu Hayyan, yalnzca «bir musiki aletidir», sözüyle yetini yordu. bn Mühenna sözlüü ise kopuzu, yine barbat adl çalg ile yorumluyordu. Kobuzç anlaynn karlnda ise, «barbati» manasn koyuyordu. Houtsma’nn tür sözlüü de, ayn anlam üzerinde duruyordu.

«B a r b a t » adl saz için Asm Efendi öyle diyordu:
«Kopuz dedikleri saza denir. Rumide laguta‘dr... Barbat‘in kasesi kaz gösüne benzer. Bazlarna göre tanbur ekline benzer. Kasesi büyük ve sap ksadr.»

Barbat adl saz için, Evliya Çelebi ise öyle di yordu: «...Hemen kopuz gibi bir sazdr. Amma kolu doru ve kiri tellerin, iki tarafnda ikier demir teller vardr. Gayri tellerden aa. Dört burgusu vardr...». Görülüyor ki E. Çelebi de barbut’u kopuza benzetiyordu.

«Mentee Mula‘snda peyda olmu» demesine baklrsa, bu da bir Anadolu Türkmen sazyd. Bu sözün farsça aslnn, bar - büt olmas, daha dorudur. Farmer, eski ran ve Arap kültürlerinde, müterek bir tipini bulamamtr. Bizce bu adla Türklerde görülen saz, yine Türklere ait idi. Tarama Sözlüü’ndeki eski Anadolu kaynaklarna göre ise kopuz, bir sazdr.


Ç VE KUZEY ASYA’DA KOPUZ ADINI TAIYAN SAZLAR

Türk tarihinde ve Türk dünyasnda kopuz:
Kopuz, her gün sesleriyle iç içe olduumuz, Anado1u sazlarnn, ünlü ve anl bir atasdr. Anadolu’daki sazlarn, bütün ç Asya‘da ve Türkçe konuan kuzeydeki tundralarda, elerini bulabiliriz. Hem de ayn ad ve ayn biçimle! Bu da Anadolu Türklerinin ve Anadolu Türk kültürü nün köksüz olmadklarn göstermektedir. Belki bu kitabmz da sunduumuz bir kaç resim ve tantmadr. Ancak bunlar, hiç bir münakaa ve kuku götürmeyen vesikalardr.

Kopuz, eski Anadolu‘da yazlm kitaplarda da çok geçen bir deyimdir. Eski Anadolu’da, Osmanl devle tinde ve belki de Selçuklular çanda, sazlarmzn tek ve köklü ad, kopuz idi. Bu konuda, eski Anadolu kitaplarn dan sk sk örnekler verilmitir. Bundan da anlalyor ki, gerek Anadolu’da ve gerekse ç Asya ile Kuzey Asya Türklerinde, musiki alannda ana deyim ve her eye hükme den, tek çalg kopuz idi. Bu, açk ve kesindir.

Türkmen ve Özbek - Türk kültür çevrelerinde kopuz, yerini dutar ve dambura, dombra gibi deyimlere brakmtr. Elbetteki tarih içinde ve her türlü Türk kültür çevrelerinde baz gelimeler olmutu. Ancak dikkat edilirse, perde ve tel saylarnn deimelerine ramen biçim ve mana deimiyordu. Zaten bu kitapta sunduumuz resimleri öyle bir göz atmak da, bu konuda gerekli bilgiyi alabilmek için yeterli olacaktr.

Gerçek kopuz, yayl kopuz mu idi?: (Oklu kopuz):
Kemençe, herhalde kopuz adn tayan çalglarn atas, ilk ekli idi. Bunu, kemençe ile ilgili bölümümüzde de belirtmee çalmtk, «Oklu kopuz» veya yayl kopuz, herhalde destanc ak veya amanlarn ilk sazlar idiler. aman deyimi, geç çalarda çkmtr. Türklerin kan dedikleri din adamlar ile destanclarn, geç ve adi aman deyimlerinden syrp, kurtarmak gereklidir.

Dede Korkut, kopuzlu veli ve ulularn atas olarak saylmtr. Bu kitapta geni olarak belirtildii gibi, elinde kopuz tayan kimse, «Dede Korkut hürmetine» sayg görüyordu. O, bir devlet ve bütün Türk kavimlerinin ulusu idi. Kopuzu ile öerek güç veriyor, yol gösteriyordu. Kopuzun sihirli sesi, hatif ten gelen bir sada gibi, toplumu yönlendiriyordu. Bu, yüksek insan topluluklarn, hayvanlardan ayran bir özelliktir.

Yayl saz ve kopuzlar:
Dualarda ve Tanrya yakrlarda herhalde yayl kopuz kullanlyordu. Çünkü yar Müslüman, yan aman olan Krgz baks’lar dua ederlerken öyle diyorlard: Tek bana (yalnz çkan) tobulgu çalsndan yaycn (catçk) yaptm kopuzum!. . » Kopuzlarn yapld maddeler ile ilgili bölümünüzde, bu konu üzerinde çok geni olarak durmutuk. Oldukça uzun dualarda, bakslarn kopuzlarnn yayl olduklarn bu sözden anlyoruz. Tobulgu ad verilen çal, -bu dualara göre-, ya bir ta üzerinde çkyor veyahut da koca boz krda tek bana bitiyordu. Bunun için Türkler bu çalda bir kutluluk görüyorlar ve kopuzlarn da, kutlu bir aaçla yapp, kopuzlarna bir kutluluk katyorlard.

«Kyak», yayl kemençe ve sazlar:
Kyak, kayak, çiçek, sözleri, bütün Türk kültür çevrelerin de, k e m e n ç e için söylenen deyimlerdir. Aslnda asl kopuzlar bunlardr. Fakat deyimler nedeni ile onlar, kopuz bal altnda inceleyemedik. Burada, kopuz adn tayan Türk sazlar üzerinde duracaz. Tabii olarak kopuz sözü de Türk azlarnda çeitli söylenilerle söylenmitir: Kopuz, kobuz,, kobs, komuz, koms..., gibi söylenilerle günümüze kadar gelmilerdir.


KOPUZ ÇALMA

Kopuzu çertmeleme:
Burada daha çok saz çalma veya çal ii üzerinde duracaz. «Çatma» fiili de, eski Türkçüde vurma anlay ile kullanlyordu. Kopuz türleri üzerinde dururken, çertme kopuz, yani parmakla çalnan kopuzlarn, Altaylarda da anldklarn görmütük. Yine Radlof’a göre, çertmelek sözü ise, saz çatma anlayyla söyleniyordu. Anadolu‘da da bu çal karl olarak, çrtma, çtma gibi sözler kullanlr. Bu söz, biz Bat Türkleri için yabanc deildir. Altaylarn daha kuzeylerinde, or Türklerinde, bir az deiiklii ile, ert-pe komus sözünü, çertme kopuz karl olarak söylüyorlard. Yine Radolf‘a göre bu söz, «çrpma tr nakla vurma» manasnda söyleniyordu. Krgz Türklerinde de çertismek, çertmek, fiske vurma yoluyla oynanan, bir oyunun addr. Görülüyor ki parman trnak veya fiske vuruu gibi bir çertmeleme ve bir çalnma yolu vard. Ayrca «parmakla çatma» da bir «çertme» tutumu idi.

Kopuz oynama, kopuz kakma:
Oynamak: Türkçe’nin eski yeni azlarndaki manas, bizim anladmz oynamadr. Kuzeylerdeki Türklerde de bu anlay ve mana devam ediyordu. Ancak Altay Türkleri, «koms oynad» sözünü, kopuz çald anlayyla söylüyorlard. Krgz Türkleri ise, kopuz çala, «kobuz oynu (oyunu)», diyorlard. Bu deyi ve anlay, Türk kavimlerinde pek yaygn deildir. Ancak oyun da, kopuz ve saz ile olurdu. Bunun için Dede Korkut kitabn da da, Beyrek Bey kopuz çalm, yengeler ile Ban Çiçek Hatun, oynamlard. Bunun örnekleri pek çoktur.

«Kopuz kakma»,: Bu da yalnzca Altay Türk kültür çevrelerinde görülen, dar bir anlaytr. Kakmak da, vurmak demektir. Ancak çou zaman, «komsa kakt» deyiiyle, söyleniyordu. «Kopuza elik» manasna da, daha kuzeylerdeki Teleüt Türkleri, «komsa kdrd», diyorlard.

Kopuz çalma ve «kobsa - mak»:
Kopuz sözünden yaplan bu türeyiler, kopuz sözünün eski ve köklü yerini de gösterirler. Böyle bir fiil türetile konu maya, daha çok 11. yüzylda, Kagarl Mahmud’un verdii örneklerde görüyoruz. Bu kaynamzda «kubzad» sözü, doru dan doruya kopuz veya ud çald manasnda söyleniyordu.

«Kobuz kobzad» örnei, yukardaki söyleyiin, bizi köklerine doru da götürüyordu. Bazan da kopuz çalnd anlamnda, «kobuz kobzald», deniyordu. Bu da bize o çada, kopuz ve kopuzla ilgili konumalarn, ne çeitli olduunu göstermektedir.

«Kzlar kobzat», yani, kzlar karlkla olarak kopuz çaldlar sözü de, üzerinde durulacak bir kültür belgesidir. Kzlarn bulunduu evde, her zaman kopuz veya kyak, yani kemençe sesi duyuluyordu. Krgz Türklerinin eski bir atasözünden de, bu anlalyordu. Kemençe ile ilgili bölümümüzde bu konu üzerinde durmutuk. Nitekim Er - Tötük destannda bir kz, kendi kopuzunu, «altn yanakl, gümü dilli», diye öüyordu.


KOPUZCU, KOPUZ ÇALAN
Burada artk kopuzculuk bir meslek ve profesyonel bir i olarak ele alnacaktr. Bunlar ayn zamanda profesyonel aklard. Ayn zamanda, yar - müslüman, amanlar, baklar idiler. Kazak Türkleri ise bunlara akn diyorlard. Kobuzç sözü, Bat Türk kültür çevrelerinde ilk kez bn Mühenna sözlüünde örülüyordu. bn Mühenna, bu Türkçe sözü Arapça «barbati», yani barbat denen saz çalan, de yimiyle karlyordu. Ayni anlay ve deyi, Batda, Kuman azlarnda görülüyordu. Bu da, Codex Comanicus’da, «kobuzç» yazl ile yazlyordu.

«Kopuzcular ymalsn», diye bir sözü de, bir Krm masalnda görüyoruz. Ya bir düün veya bir ayin için, «kobus çlar - n yyarsrn (ve bu ii yaparsn) », deniliyordu. Yani düün ve büyük ayinler için, tek kopuzcu, yetmiyordu. Radlof, bu kopuzlar, bahiler diye yorumluyordu.

«Komusçu, komuzçuluk», yani kopuzcu ve kopuzculuk gibi deyi ve anlaylar ise, Krgz Türk kültür çevresi ile yaknlarnda çok görüyoruz. u d ah i n ‘e göre komuzçu, hem kopuz ve hem de az tanburas çalanlara deniyordu. Bu az tanburasn, demir kopuz ile ilgili bölümümüzde inceleyeceiz.

Kopuz çalc gibi saf, basit ve güzel deyimleri ise, eski Anadolu‘da yazlm Türkçe kitaplarda görüyoruz. Anadolu‘da sazc, saz çalan bir ak deil; saz yapan veya satan bir usta veya esnaf anlamnda kullanlmtr. 11. yüzyl Türklerinde, kobuzluk, yani kopuzlu ise, kopuz çalanlar için deil kopuz sahibi olanlar için söyleniyordu.


KOPUZUN ÇETLER
Kopuz, ç ve Kuzey Asya Türklerin de, bir kemençe dr. Zaman zaman parmakla çalnan bir saz da olabilir. Güney Anadolu‘daki Yörük kemenleri ile eit denen kabak kemençeler de, kopuzun batdaki serpintileri olmaldrlar. Ancak tarihin en derinliklerinden gelen, bizi bu derin sihir ile biraz ürperten, biraz da korkutan, kopuzun en eski tipleri, Kazak kopuzlar idiler. Krgz, Kuzey Asya ve hatta Afganistan’daki kopuz tipleri, bu eski ve köklü kültür merkezine bal olmalydlar. Belki bu kopuzlar çok önceleri, baka maddeler ile yaplyorlard. Bunun içindir ki konuya ilk olarak Mütercim Asm Efendi’nin verdii bir örnekle gireceiz. Kopuzlarn türlerini yazarken, herhangi bir sralamaya bal kalmadk. Bununla beraber, kopuzlarn yapl ve akrabalklarn bozmamak art ile, bir alfabe srasna da uyulmutur. Bunlarn arasnda kopuz adn tayan baka sazlar da vardr.

«Hayvan trnandan kopuz» :
1) Asm Efendi, farsça «pay-i sütür» sözünü yorumlarken, öyle diyordu: «...Çobanlara mahsus tur. Bir nevi kötü sesli bir çögürdür. Hayvan ayann trnan oyup, içlerini boaltp, kuruttuktan sonra üzerine tahta edip ve at kllar geçirip, çalarlar». çi boaltlm trnan üzeri, tahta ile mi kapatlyordu? Yoksa deri veya baka bir madde ile mi, tahta ediliyordu? Yaygn geleneklere göre, bir deri ile kaplanm olmalyd.
2
Aaç kopuzlar:
2) Aaç komus: Altay Türk kültür çevresinde bu söz, daha çok kemençeler için söylenir. Kemençeler, aaçtan yapldklar için, bu ad alyorlard. Böylece, dier kopuzlardan ayrlyorlard. Ancak 19. yüzylda, dier kopuzlar da aaçtan yaplyorlard. Acaba eskiden ne ile kuruluyorlard. Bu, karanlktr.

3) Buç kopuz: Kopuzlarn, sesleri ile ilgili kopuzlar üzerinde dururken, bulabildiimiz belgeleri de sunmutuk 11. yüzyl Türk kaynaklan, bundan «akldayan kopuz, diye söz açarlar. Kagarl Mahmud, bu kopuzu yalnzca «buç» ad ile anmakta ve açklamalarnda ve bunun iyi ses veren, akrak bir
kopuz olduunu yazmaktayd. Brockelmann da, «buçt (kobuz)» ad ile anyor ve «wohl klingende (Laute)», diye yorumluyordu. Buç sözünün, kök ve türeyilerinin ne olduunu bilemiyoruz. Ancak «buç buç» sözü bülbülü taklid eden bir ses olarak kullanlyordu. Hatta 11. yüzylda, Kagarl Mahmud’un derledii bir Türk halk iirinde, öyle deniliyordu: «Buç buç öter semürgük (bülbül) ». Görülüyor ki buradaki «buç buç» sözleri, bülbül sesini taklid ediyorlard. Bu görülerimiz kesin deildir. Biz yalnzca birbirine benzer ve paralel belgeleri bulup, yanyana koymak istiyoruz.

4) «Temir komus» : Demir kopuz, telli bir saz deildir. Aza konup çalnan, çatal bir demirdir. Bunu, özellikle kadnlar çok çalarlar. Bu çalgy, burada bir bilgi vermek için sunduk.

5) Katkoinus (Teleüt) : Bu da telli bir saz deildir. Bu söz daha çok akordeonlar için söylenir. Belki de, «katl» olduu için.

6) Kl-kobuz: Anadolu’da, Tokat çevrelerinde söylenen, telli bir saz addr. Deneme Sözlüü’nde bulduumuz bu deyimi, çok önemli gördük. Buradaki kl sözü, teli anlatmaktadr. Nitekim Krgz Türklerinde de kemençeye «kl - kyak» denme yoluyla, çalgnn telli olduu belirtilmekteydi. Bu deyimi Anadolu’da yeniden aramak gereklidir.

7) Kaylaçang kobs (or): Kopuzlarn sesleri üzerindeki bölümümüzde bu kopuz türünün ad, yine gözden geçirilmiti. Kuzeylerdeki or Türkleri ile çevrelerinde kay hunak sözü, «kopuzla bir destan anlatmak», demektir. Bu destanlar kopuzun eliinde anlatan aklara ise, kayç ad verilirdi. Kayçlar, Kuzey Türk toplumlarnda çok önemli bir yer tutarlard. Klar ile gecelerin uzun olmasnn da bunda bu rolü olmalyd.

«Kaylaçang kopuz», herhalde «destanlarn söylendii kopuz» anlamnda söylenmeliydi. Destanlarn hangi makam ve melodiler ile söylendiklerini bilmiyoruz. Herhalde, kopuz gibi ok monoton bir sesle söyleniyordu. Ancak çou zaman kopuzlar da, iki sesli olarak çalnrd. Herhalde destanlarn anlatl
çok monoton olmalyd ki, «bir azyla destan söyledi (kaylad); bir azyla da yrlad» gibi atasözleri vard. Yine Radlof’a göre bu çalgnn sesi, mrlt halinde ve derinden geliyordu. Yine ayn Türklerde, sarnç ad verilen, kopuzlu destanclar da vard.

Kolca Kopuz:
8) Kolca kopuz: Dede Korkut kitabnda sk sk geçen bir tantmadr. Gazimiha1, kolca sözünün, alca veya elce olabilecei üzerinde de duruyor. Gerçi bunun çeitli yazllar da vardr. Biz etimoloji üzerinde durmuyoruz. Bir paralel belge olarak unu sunabiliriz:
Yar Müslüman, yar aman Krgz baklarnn dualarnda, kendi kopuzlarndan söz açlrken, «Çam (karagay) aacndan kopuzumu koluma (kolga) aldm, su ylan gibi dolardm», diyorlard. Buradaki «kobuz kolga almak» paraleli üzerinde durmak, bizce yararl olur.

Dier Kopuzlar:
9) Kökle kopuz: Rahmetli Gazimihal, Çaatay airlerinden Mir Haydar Meczüb’un bir iirini kitabna alyor. iirin son satn, öyle idi:
«Yahi ayalgu bile, kökle kopuz». Radlof, kökle sözünü, «bir melodi çalma» manas ile karlyordu. Altaylarn kuzeyindeki Türkler, yüksek sesle ark söyleme için, «kög - lemek» derlerdi. Ancak bu anlay, fiil durumu ile söyleniyordu.

10) Okça - koms: Bu anlay ve deyi, çok kuzeylerdeki Sagay Türklerinde görülür. Buradaki okça sözü, yayl manasna kullanlmtr. Demek ki bu Kuzey Türkleri, yalnzca parmakla çalnan kopuzlara koms diyorlard.

11) Ozan kopuzu: Ünlü müzik yazan Abdulkadir Meragi, yazd bir notta, iki kopuz türü üzerinde duruyordu:

a) Ozan kopuzu: Üç tellidir. Bu kopuzun teknesi, bütün telli çalglardan daha uzun imi. 2) Rumi kopuz: Be telli imi ve teknesi de, uda benziyormu. Fazla bir yorum yapamayacaz. Türk kopuz, dutarlar ile sazlarnn tekneleri, uda benzer çalglardan daha uzundur.

12) Çertme kopuz: Burada alfabe srasn, bozmu oluyoruz. Ad, Altay Türklerinin kopuzlar arasnda geçen bu kopuzun yannda, «serçeng, çerçen, çart» kopuzlar da sunmak istiyoruz. Kuzeylerdeki Teleüt Türklerinde görülen bir saz veya kopuzdur. Kökünü, çertme, çrtma gibi sözlerden alm olmaldr. Radlof’a göre çertmelemek, saz çalmak demektir. Dier Türk sazlar gibi parmakla çalnyordu. Anadolu’da da, çrtma deyi ve anlay vardr. Gösüne veya döüne, kulun derisi, yani tay derisi gerilmitir. Telleri ise, iki at klndan olumutur. Türk at kültürü’nün önemli bir örneidir.

13) Çart kopuz: Türk ülkelerindeki kopuzlarn, her kimden tantmalarn yaparken, bu konuya yeniden döneceiz. Ancak kopuz türlerini anlatrken, bunlar da sralamamz gerekiyordu. Çart kopuz, Altay dalarnn kuzey-dousunda, her türlü kültür tesirlerinden uzak, Tuva‘daki Tuba Türklerine aittir, Vertkov, bunlar biraz daha snrlyor ve

Tofalar ad ile anyordu. Ona göre bu saz, üç telli, teknesi köeli, dierlerine göre büyük, sap ise ksadr. Teli at klndandr. Teknesi geni tutulmu ve tahta ksm genitir. Belki de bunun için çart kopuz denmitir. Çünkü «çart/yart», tahta demektir.
1
14) Çerçen komus: Bu kopuzu da, Altaylarn kuzeyindeki or Türkleri çalar. ki veya üç telli, üç köelidir tümü kütükten çkarlarak yaplr. Üzerinde, biraz d tesirler görülür. «Çerçen», bu Türk kesimlerinin azlarnda, «iyi ve doru» demektir. Küçük bir sazdr Uzunluu, 50 cm. kadardr. Tantmasn yapan Vertkov, resmini bulup, verememitir.

15) erçeng koms: Bu Altay kopuzunun adn, yalnzca Radlof anmaktadr. Ona göre or Türklerinin çaldklar iki telli bir sazdr. Kopuzlar arasnda saylan bu sazn adn, Radlof’un sözlüünde bulamyoruz. Bunun için bir yorum yapamadk.

16) ertpe komuz: Bu kopuz çeidi, yine çok kuzeylerdeki or Türklerinde görülüyordu. ki telli bir sazd Herhalde bu, yukarda sözünü açtmz «çertme» kopuz ile ayn eydi. Bu söz, bir az deiiklii ile olumu olabilirdi. Nitekim Radlof bu benzerlie iaret etmi ve sözü «ert - pe diye yorumlamt. Bir parmak çertmesi veya çrtmasdr.

17) Yadng komus: Bu, yatk, kanun benzeri bu sazdr.
 

Kaynak:
Prof. Dr. Bahaddin Ögel
Türk Kültür Tarihine Giri- 9
Ankara 1987

Haftanın Ürünü

 

 Plastik Ney

  New Page 1
  New Page 1
  New Page 1
  New Page 1
  New Page 1

Kopuz Balta Saz Bağlama Gitar Ney Kaval Davul Keman Kopuz Kopuz KOPUZ kopuz Anadolu Müzik Center Anadolu Saz Evi Baltasaz Balta Saz Kopuz Kısa Sap Bağlama Ümit Karakurt